Artvin’in Ardanuç ilçesinde halk pazarında alışveriş yapan yurttaşlar, artan hayat pahalılığına ve düşen alım gücüne tepki gösterdi. Ekonomik daralma nedeniyle köylerine dönerek üretim yapmak zorunda kaldıklarını belirtilen emekliler, yetiştirdikleri ürünleri satarak geçimlerini sağlamaya çalıştıklarını ifade etti. Çiftçilik yapan emekli bir yurttaş, “Yemekte domates, üzüm, peynir var. Bir döner parası kazanamıyoruz” dedi.
Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) – Artvin’in Ardanuç ilçesinde halk pazarında alışveriş yapan yurttaşlar, artan hayat pahalılığına ve düşen alım gücüne tepki gösterdi. Ekonomik daralma nedeniyle köylerine dönerek üretim yapmak zorunda kaldıklarını belirtilen emekliler, yetiştirdikleri ürünleri satarak geçimlerini sağlamaya çalıştıklarını ifade etti. Çiftçilik yapan emekli bir yurttaş, “Yemekte domates, üzüm, peynir var. Bir döner parası kazanamıyoruz” dedi.
Artvin’in Ardanuç ilçesine kurulan semt pazarına alışveriş için gelen emekli yurttaş Cahide Çakar, Arvin’in İstanbul’dan daha pahalı olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“İstanbul’dan geldim. Bugün alışveriş yapıyorum ama her şey çok pahalı. İstanbul’dan da pahalı. Emekliyim, bir de kirada oturuyorsan iş bitti. Ne para ne pul kalıyor. Ne toruna verecek harçlığın kalıyor. İşte böyle yaşıyoruz. Etrafımız pahalılıktan dolayı ateş çemberinde. İçinde de biz duruyoruz. Kimsenin de umurunda değil.”
Ardanuç’ta yetiştirdikleri ürünleri pazarda satmak için tezgah açan emekli Faruk Öztürk ise şunları ifade etti:
“Pazarcılık yapıyoruz. Yetiştirdiğimiz ihtiyaç fazlasını satmaya çalışıyoruz, satamıyoruz. Satsak da ederinde satamıyoruz. Ya 75 lira, kaç senedir aynı 75 lira. Sebzede enflasyon yok. Yakıt 30 lirayken fasulye 30 liraydı, 20 liraydı. Şimdi yakıt 80 lira ama fasulyenin fiyatı yine 75 lira. Bir de emekliyiz. Bursa’da emekli oldum, geçinemedim, buraya geldim. En azından kendi ektiğimiz bazı şeylerden faydalanalım diye. Bursa’da 20 lira maaş alıyordum. Ev benimdi ama doğal gazını, elektriğini, suyunu öderken parayı da orada harcıyordum. Çocuğu da buraya getirdik. İş bulamıyor. Üniversite bitirdi ama yerleşemiyor.”
Emekli bi yurttaş ise “Ankara’da oturanlar var ya, lüks yaşıyorlar ya, onlara gideceğiz, soracağız ki bizim halimiz ne olacak. Ama sorunca suçlu çıkarsın. Bittik artık. Biz öldük sayılır. Eşimden emekli maaşım var. Onlar alıyor 20, ben alıyorum 17. 17 lirayla ben ne yapayım? Torunuma mı vereyim, bir şey mi alayım, bir şey mi yiyeyim? Allah’tan korkmuyorlar. Bizi bu durumlara koydular” dedi.
Pazara üzüm satmak için gelen bir başka emekli vatandaş ise satış yapmakta zorlandıklarını ifade ederek şöyle konuştu:
“Pazara çıktık ama pek şey yok yani. Zor alıyorlar. Üzüm getiriyorsun, 200 lira, soran geçiyor. Fiyat ‘yüksek’ diyorlar. Geçen sene de 150’ye gidiyordu, bu sene de 200’e almıyorlar. Kışın alıyorlar, pahalı pahalı. Köylünün malına gelince ‘pahalı’ diyorlar. Yemekte domatesimiz var, üzüm var, peynir var, işte bir şeyler var. Yiyemiyoruz. Bir döner parası kazanamıyoruz. Ancak kazanıyoruz.”
Muratpaşa Gündem, “Akdeniz’in Kalbinden Net Haber” anlayışıyla ilçeden yükselen tüm gelişmeleri hızlı, net ve tarafsız bir şekilde sunan; Muratpaşa’nın nabzını tutan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap